SİKKE

   Sikke Külâh-ı Mevlevi ve fahir de denen sikke, içice geçmiş iki kat ve koyu kahve renginde, yahut bal rengi veya beyaz, aşağı yukarı 45 - 50 santimetre uzunluğunda, dövme yünden yapılma bir külahtı. Üst tarafı, alt tarafına nispetle birazcık dardı. İlk zamanlarda alt kenarı kalın, üstü sivrice ve kalıpsız olan sikkeler, son zamanlarda boyca kısalıp yukarıdaki uzunluğa indiği gibi keçe de incelmiş ve fese benzemişti. Sikke zamklanır, kalıplanır, ütülenir, parıl parıl bir hale getirilirdi. Şeb-külâh denen ve gece yatılırken giyilen sikkeler, arakiyyeden uzun, arakiyeden kısa ve kalıpsızdı. Son zamanlarda yalın kat sikke giyenler de vardı. Sikkelerin kenarlardan itibaren üste doğru basık ve tepesi keskin «külah-ı seyfî - kılıca benzer külah» denirdi. Son zamanlarda bu çeşit sikke giyen yoktu. Dîvâne Mehmed Çelebi ve dervişleri, bazan bu çeşit külâh giyerlermiş ve zaten seyfî külah ona mensupmuş. Yûsuf Sîneçakın mezar taşında da seyfî külah vardır. Anlaşılıyor ki bu külah, daha ziyade Şemsî Mevlevîlere aitti.